09 Ekim 2026

6 Ekim Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü Kapsamında Üniversitemizde Panel Düzenlendi

Üniversitemiz Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Engelsiz Yaşam Topluluğu iş birliğiyle 6 Ekim Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü kapsamında panel düzenlendi. 

Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özge Vergili’nin moderatörlüğünü yaptığı panelde Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesinden Prof. Dr. Songül Atasavun Uysal ve Uzman Sosyolog Zeynep Sena Dikici konuşmacı olarak yer aldı.

Merkezi Derslikler Z03 Dersliği’nde gerçekleşen programa Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Hüsamettin Çetin, Engelsiz Yaşam Birimi Koordinatörü ve İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Fatıma Zeynep Belen, akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimiz katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, Moderatör Doç. Dr. Özge Vergili’nin açılış konuşması ile devam etti.

Doç. Dr. Vergili, “6 Ekim Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü kapsamında bu yıl da çok kıymetli misafirlerimizin ve hocalarımızın katılımıyla güzel bir etkinlik gerçekleştiriyoruz. Engelsiz Yaşam Topluluğu ve Sağlık Bilimleri Fakültesi ailesi olarak bu etkinliği yapıyoruz. Sağlık Bilimleri Fakültemizde altı bölümümüz var. Etkinliğimizin organizasyonu sürecinde tüm bölümlerimizle birlikte çalıştık. Bölüm başkanlarımıza, hocalarımıza ve öğrencilerimize katkıları için teşekkür ediyorum. Serebral palsi, Sağlık Bilimleri Fakültemizdeki tüm bölümleri yakından ilgilendiren önemli bir alandır. Çünkü sahaya çıktığımızda akademik bilgi becerimiz ile deneyimlerimizi paylaştığımız, hayatlarına dokunduğumuz dezavantajlı gruplardan birisi de serebral palsili bireylerdir. Bu kapsamda ne kadar çok bilgi ve farkındalık sahibi olursak bizler için o kadar iyi olacaktır. Serebral palsi, multidisipliner yaklaşım gerektiren bir alandır. Akademik bilgi ve beceriye sahip olmak çok önemli ama bugün burada olmamızın temel amacı serebral palsi konusunda farkındalığımızı artırmaktır. Bunun için de dezavantajlı bireylere yönelik bir pencere açıyoruz. Karşıdan bize açık olan pencereyi artık daha iyi görebiliyoruz. Çünkü birbirimizin varlığından haberdar olmamız, etkileşimde bulunmamız, birbirimizi anlamamız ve ortak bir şeyler üretmemiz; ürettiklerimizi de ulusal ve uluslararası çevreyle paylaşmamız gerekiyor ki zenginliğimiz olan farklılıklar hayatlarımıza değer katabilsin. Bilgi ve tecrübelerini paylaşmak üzere buraya gelen çok kıymetli konuklarımıza ve etkinliğimize katılan sizlere teşekkür eder, saygılar sunarım.” dedi.


Panel, Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesinden Prof. Dr. Songül Atasavun Uysal ile Uzman Sosyolog Zeynep Sena Dikici’nin konuşmaları ile devam etti.

Prof. Dr. Songül Atasavun Uysal, “Pediatride duyu, algı ve kognitif değerlendirme; çocuğun duyusal işlemleme, görsel-işitsel algı, dikkat, hafıza, planlama, problem çözme ve yürütücü işlevlerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilir. Değerlendirmede çocuğun yaşı göz önüne alınarak uygun ve standart değerlendirmelerle beraber mutlaka gözlemlere dayanır. Bu sonuçlar doğrultusunda çocuğun yaşına, gelişimsel düzeyine ve fonksiyonel gereksinimlerine uygun bireyselleştirilmiş rehabilitasyon programı oluşturulur. Rehabilitasyonda duyusal uyaranların yapılandırılması, görsel-işitsel algı çalışmaları,  kognitif becerileri destekleyen oyun ve aktivite temelli yaklaşımlar ile motor ve günlük yaşam aktivitelerinin bütünleştirilmesi hedeflenir. Amaç; çocuğun çevresinden aldığı duyusal bilgileri daha etkin işlemesini, kognitif ve motor becerilerini geliştirmesini, bağımsızlığını ve günlük yaşama katılımını artırmaktır. Burada göze alınacak noktalardan biri gerek değerlendirmede gerekse rehabilitasyonda çocuk ve aile mutlaka ekibin bir parçası olmalıdır. Bu ekibin, ayrıca multidisipliner elemanlardan oluşan ve birbirleriyle uyumlu bir şekilde çalışan kişilerden oluşması da başarının adresidir.” şeklinde konuştu.

Engellilik olgusunun toplumsal yönüne dikkat çeken Uzman Sosyolog Zeynep Sena Dikici, “Engellilik, yalnızca bireyin fiziksel ya da bilişsel özellikleriyle açıklanabilecek bir durum değil, toplumun normal ve anormal olana ilişkin ürettiği anlamlar üzerinden şekillenen toplumsal bir olgudur. Serebral palsili bireylerin engellilik deneyimi de yalnızca hareket, konuşma ya da bedensel işlevlerdeki farklılıklarla sınırlı kalmamakta; bu farklılıkların toplum tarafından nasıl algılandığı ve anlamlandırıldığıyla derinleşmektedir. Bireyin acınacak, korunması gereken, bağımlı ya da yetersiz olarak görülmesi; sosyal ilişkilerden eğitim ve çalışma hayatına, kamusal alandan özel yaşama kadar pek çok alanda görünür ve görünmez sınırlar oluşturabilmektedir. Böylece serebral palsili birey, bir yandan toplumsal yaşama dâhil edilmeye çalışılırken diğer yandan normal kabul edilen beden ve yaşam biçiminin dışında konumlandırılabilmekte, ne tamamen içeride ne de tamamen dışarıda kalan bir ‘arafta engellilik’ deneyimi yaşayabilmektedir. Bu açıdan serebral palsi, engelliliğin yalnızca bedensel bir farklılık değil, toplumsal normlar ve gündelik etkileşimler aracılığıyla deneyimlenen bir olgu olduğunu görünür kılmaktadır.” dedi.

Panel sonunda Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Hüsamettin Çetin, panelistler Prof. Dr. Songül Atasavun Uysal ve Uzman Sosyolog Zeynep Sena Dikici’ye hediye ve teşekkür belgesi verdi.

Program, Moderatör Doç. Dr. Özge Vergili’ye teşekkür belgesi verilmesinin ardından günün anısına fotoğraf çektirilmesi ile sona erdi.

Haberler

Tüm Haberler